“Güneşin doğdu biryerde bir dağ  , battığı bir yerde dağ ortada ise taşı döven bir dere varsa aradaki tüm gölgeler cinlerle doludur”

EBÜ’L-LEYS-İ SEMERKANDÎ (Radıyallahü Anh)

mum-1

 

Karanlığın içerisinde göremediğimiz pek çok  şey var. Kimisi bunlara cin kimisi yaratık yada peri diyor. Ama şu bir gerçek. Bu varlıklar aramızda ve bizleri izliyorlar.

Bundan bir kaç hafta önce sizlerle kıbledere köyünün gerçeklerni araştıran bir video hazırlamıştım. Yaptığımız çalışmalar sayesinde  köyün gerçek olduğunu sadece isminin tamamen gizlendiğini hatta ve hatta  harita üzerinden tammıyla silindiğini öğrendik.Novaprospekt kanalıyla beraber  gerçekleri ortaya çıkarttığımız bu olay henüz bir başlangıç olacaktır.Can yavuz bu olayların neredeyse tamamının yaşandığı o köye gitti. Olayların yaşandığı yerleri sizler için kaydetti. Olayların yaşandığı yerleri gördükten sonra bu videoyu izlemenizi tavsiye ederim.Çünkü daha duymadığınız bir olayı sizlere aktarmış olacağımç

Büyü yapan insanların kaderleri mühürlenir ve karanlığa hapis olurlar.Bu insanlar hem kendilerine hemde  büyü yaptıkları insanlara ciddi anlamda zarar verirler.Bu köyde yaşanılanlar ise bu büyülerin ve tılsımların çoğalmasından kaynaklanmıştır. Köy muğla ve aydın ili sınırları arasında kalan biryerdedir. Konum vermemiz tamamıyla yasak olduğu için bu köyün tam olarak adresini sizlere veremiyoruz. Köy şuan terkedilmiş bir şekilde varlığını sürdürüyor.Jandarma tarafından asılmış tabelalarda köye girişlerin yasak ve tehlikeli olduğu yazıyor. Bu köyün bu kadar yasaklanmasının sebebi tabiki geçmişte ve günümüzde yaşanan olayların haddiden fazla olmasıdır.

 

Bir rivayete göre.

Burada bazı köylüler toplu olarak hazine avına başlamışlar.Zamanla bir kaç hazine bulan köylüler aralarında paylaştıkları bu hazine üzerinden doyum sağlamamışlar. Sonrasında farklı yöntemlerle birlikte hazine aramaya başlamışlar.Bu yöntemler arasında büyülerden üzerinden cinleri kullanmak istemişler. Cinler ise diyet karşılığında hazineleri onlara  göstereceklerini söylemişler.Köylüler ise bu durumu kabul edip hazinelere sahip olmuşlar fakat. Fakat köylüler hazineleri almış almasına ama cinlerin isteklerini yerine getirmemişler. Bu diyetin karşılığını canlarıyla ödemişler . En azından öyle düşünüyorum.çünkü köylüler ortadan kaybolmuş ve Geride ne bir ceset nede bir kalıntı bırakmışlar.

Bir başka olayda şöyle

Köyün neredeyse en eski ailesinin evlerinde aniden bir yangın çıkıyor. 3 çocukta dahil olmak üzere ailenin tüm ferdi bu yangın ölüyor.Bu yangına sebeb  olan kişi aynı gün kendi gırtlağını bildiğimiz tıraş jiletiyle ortadan ikiye yardı.Üstelik bunu köyün meydanında yaptı.Tüyler ürperten bu olaya şahit olan bir köylü, gırtlağını kesen kişinin gözlerinin ters döndüğünü ve ağızdan siyah bir sıvı çıkararak bilinmeyen bir dilde konultuğunu söylüyor. Geceleri en korkunç çığlık seslerinide duyduğunu söyleyen bu  köylünün vücudunda sedef hastalığına benzeyen ve etinde kurtçuklar türeyen bir tür bulaşıcı hastalık mevcut.

Zamanında yaşamış  gerek köy müftüsü  gerek  köy halkı bu konuyla ilgili konuşmaktan çekinmiş ve olayları gizli tutmaya çalışmışlardır. Şimdiye kadar 26 kişinin öldüğü ve yüzlerce kayıp vakasının yaşandığı bu köyde  tam olarak neler olduğu bilimsel olarak açıklananamaıştır.

Ege üniversitesinden tutun istihbarat yetkililerine kadar bu köyde yaşanılanlara açıklık getirecek bir kurum olamamıştır. Cinayetler ,delirmeler ,hastalıklar ,kayıplar ,hayvan ölümleri ve dökülen kanlar hala bitmemiş.

(KÖYÜN ADI : ESKİHİSAR KÖYÜ)

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here